Taekwondoda Alt yapı Problemleri
(Bu çalışma Babamın "Taekwondoda Alt yapı çalışmaları" adlı araştırmasından özet alıntılardır.)

GİRİŞ:
Taekwondo ,yapısı itibariyle son yıllarda Türkiye’de en çok gelişen ve şu an itibariyle halen gelişmekte olan spor dallarından birisi konumundadır.
Bunda Taekwondonun alt yapısından gelen ve sporcuların aktif spor yaşantıları boyunca çektikleri sıkıntıları yaşayan ve bu nedenle iyi bilen  dinamik bir yönetimin görev başında olmasının büyük önemi vardır.
Ancak Taekwondo şu an itibariyle olimpik bir spor dalıdır. Bir müsabaka sporu olarak dünya spor konjüktöründeki yerini almıştır.Dünya ülkeleri artık taekwondoya sadece sıradan bir spor dalı olarak değil Olimpik olmasından ve Dünya sporu haline gelmesinden kaynaklanan propaganda etkisinden dolayı ayrı bir önem vereceklerdir.Üzerinde titizlikle duracaklar taekwondoyu bir laboratuar sporu haline getireceklerdir.Zannediyorum bu nedenle yakın bir gelecekte:
Taekwondonun ;
Puanlama sisteminde değişiklikler olacaktır
  -Zor teknikler öne çıkarılacak ve daha fazla puan verilecektir.
  -Aynı teknikle üst üste 2. veya 3. bir puan alışın önüne geçilecek araya değişik teknik sokulmadan aynı tekniklerin tekrarı önlenecektir.
   -Atak yapan ve oyunu güzelleştiren sporcuların puanı öne çıkarılacak.Her raunt sonunda ek puanlamalar getirilecektir.
Müsabaka süresinde değişiklikler olacaktır
   -Müsabaka süresi kısalacak,sporcuların daha kısa sürede fazla güç harcamaları sağlanacaktır.
   -Tek farklı skorlarda müsabakanın uzamasına gidilecek tek sayıyla öne çıkan sporcunun oyunu çirkinleştirmesi ve pasifliği önlenecektir.
Raunt sayısında değişiklikler olacaktır
  
-Raunt sayısı azaltılacaktır.Seyircinin heyecanı ve o heyecanın müsabakaya etkisi kesilmeyecektir.
İhtar ve ceza puanlarında değişiklikler olacaktır
Belli sayıdaki İhtar puanları sayı gibi değerlendirilecek  ve bunun müsabakaya etkisi günümüzdekinden çok etkili ve ağır olacaktır.
Bu ciddi değişikliklerin olacağı kaçınılmazdır.Çünkü müsabaka sporlarında seyirci faktörüne yönelik bu değişikliklerin ve şova yönelik görüntülerin öne çıkarılması  şarttır.
Bu Taekwondoyu  yapılması daha zor ,çalışılması daha fazla zaman isteyen bir spor dalı yapacaktır.
Taekwondo bugünde tartışılan ama ileriki yıllarda daha da belirginleşecek şekilde  bir
“DÖGÜŞ SPORU” haline gelecek “DÖĞÜŞ ve SAVUNMA SANATI  olma özelliğini kaybedecektir.
Aynı gibi görünen bu iki kavram arasında aslında hitap ettiği sosyal kesimler bakımından belirgin farklılıklar vardır.
Taekwondonun kendisinden kaynaklanan ve sadece bir “müsabaka sporu (Döğüş Sporu)”olarak görülmesinin spor salonlarına getireceği zorlukları olacaktır.

      Bir spor dalında alt yapı çalışması demek sadece minik diye kabul ettiğimiz çocukların sayısını arttırmak değil yediden yetmişine  her yaş gurubunu spor salonlarına çekerek kuşaklar arasındaki diyalog ve fikir zenginliğini sağlamaktan geçer.Yani bir spor dalının gücü hitap ettiği kişilerin yaş ve sosyal sınıflarının farklı farklı olabilmesinden doğar.Tıpkı futbol gibi; her yaş gurubu oynuyor ,seyrediyor ,az veya çok yorum yapabiliyor.Müsabaka sporu olmasına ve büyük paraların dönmesine rağmen çoğu insan, yaşlı veya genç olsun amatör olarak bu spor dalıyla ilgileniyor .Halı sahalar genelde futbol oynayan orta yaş gurubu fakir veya zengin  işçi veya amir her yaş gurubu ve her sosyal sınıftan insanlarla dolu.
Bunun sebebi futbolun basit kurallı olması ve zorlaştırılmamasından kaynaklanır.
Taekwondo temel felsefesini uzak doğudan alan tekniğin , sanatın ve  düşüncenin buluştuğu “Self -defans” sistemi olarak kabul edilse de pratik çalışmada farklı bir seyir izlemektedir.
Taekwondo genellikle yüksek, seri , kombine ayak teknikleri üzerine bina edilmiştir.Yapısı itibariyle sadece genç ,dinamik ve atletik yapılı kimselerin yapacağı bir spor dalıdır. Her yaş gurubu tarafından kolaylıkla yapılabilecek olan el teknikleri taekwondo  da diğer döğüş sanatlarınınki kadar etkili değildir.( Bu taekwondo antrenörlerinin ve salon çalıştırıcılarının taekwondoyu sadece müsabaka sporu olarak yanlış algılamalarından kaynaklanıyor)

         Döğüş sanatları felsefesini ve varoluşunu self- defans olarak açıklar .Günlük yaşamdaki tehlikelere karşı yedisinden yetmişine her yaş gurubunun kendini savunabilmesi ve hayatiyetini sürdürebilmesi esas alınır.Self –defans’ta her yaş gurubunun kolayca yapabileceği pratik ve uygulanması kolay ,genellikle el teknikleri üzerine oturan bir yapı tercih edilir. Her ne kadar Ayak teknikleri ve vuruşları ,el vuruşlarından çok daha kuvvetli ve tesirli olsa da belli yaş gurubunun üzerindeki insanların bu beceri dolu teknikleri yapması zordur. Çünkü el teknikleri basittir ,uygulanması beceri istemez, her yaş gurubu az veya çok öğrenebilir ve uygulayabilir.Aikido , kunk-fu ,karete gibi sporlardaki yaşlı (40 yaş civarı)
öğrencilerin fazlalığının bir sebebi de budur.
 Aslında taekwondodada el teknikleri vardır .Ancak bu temel teknikler spor salonlarında işlenmemekte üzerinde durulmamaktadır.Sadece yeni başlayan sporculara kemer imtihanları için alelacele öğretilmekte veya poomse şampiyonalarına gösteri mahiyetinde hazırlanılmaktadır.
Çünkü spor salonu yöneticileri  taekwondoyu artık insanın ruhi, akli bedeni yapısının gelişimi için bir öğreti metodu olarak değil sadece madalya kazanmak ve başarıya ulaşmak için bir vasıta olarak algılamaktadırlar.
Spor Salonu işleticileri ve klüplerin taekwondoya bu tarz bakış açısı Türkiye Taekwondo Federasyonunu şu problemlerle karşılaşmasına neden olacaktır
1-Taekwondo bir aile sporu olma özelliğini kaybedecek.Her yaştan insan self defans, sağlıklı yaşam, akli ve ruhi becerileri arttırma gibi özelliklerinden dolayı tercih ettikleri taekwondodan  zor bir müsabaka sporu diye uzaklaşacaklardır.Salonlarda sadece madalyaya endekslenmiş genç ve atletik sporcular yer alacaktır.Bu paradokstur.Taekwondo uzak doğuda iş adamlarının , yöneticilerin, ev hanımlarının ,siyasetçilerin yani toplum yöneticilerinin; iş hayatlarının  motivasyonu için eğlenerek yaptıkları bir öğretidir.Bu spor dalının o ülkelerde bu derece yaygın olmasının nedeni budur.Ama bizim salonlarımızda maalesef  bu yaş gurubu zenginliği yoktur. Spor salonu çalıştıran antrenörlerimizdeki tek düşünce sadece hemen ilk turnuvadaki başarıdır. Klüplerde veya İl temsilciliklerinde çalışan antrenörler çok kişiyle zaman harcamak yerine az ama kendisini Taekwondo Federasyonu nezdinde öne çıkarabilecek bir iki kaliteli isimle uğraşma yoluna gitmektedirler.Bu nedenlerle klüplere bağlı taekwondo çalışmalarında belli sayıda sınırlı kaliteli müsabık sayısı artarken, maalesef  bir paradoks olarak yaş gurubu zenginliği azalmaktadır. Kulüpler ve il temsilciliği salonları bu nedenle halka kapalı mekanlar olmaya başlamışlardır..Sadece genç ve müsabık olmak isteyen sporcular gitmektedir.Kuşaklar arası zenginliğin kalkması ve aile sporu olma özelliğinin kazandırılamaması bir spor dalını bekleyen en önemli tehlikedir.

2-Kaliteli müsabık sayısında ciddi bir atış meydana gelirken zaman içinde taekwondo yapan sporcu sayısında ani bir çöküntü yaşanacaktır.

Çünkü Ferdi müsabaka sporları profosyonel organizasyonlar olmadıkça seyirci kapasitesi olmayan sporlardır.Bir futbol veya basketbol gibi her yaş gurubunun en azından seyir ilgisini çekme yetenekleri yoktur.Bu nedenle bu sporlarda para kazanmak için seyirciye yönelik şov özelliği yoktur..En güçlülerin öne çıktığı ve bir alt kuşakların yok olmaya mahkum olduğu branşlardır.Gelişmiş ülkeler bunu her dalda profosyonel organizasyonlara giderek ve o spor dalında şova yönelik eklemeler yaparak çözmüşlerdir. Ferdi sporlar Türkiye’de maalesef  çok acımasızdır
Türkiye’de yüzlerce futbol takımı ,basketbol takımı bunlarda oynayan aslar ,yedekler binlerce sporcu vardır.Yani takım sporlarında çalışkan bir sporcuya Türkiye’nin her yerinde bir şans ve imkan vardır.Yenilirsiniz ,yenersiniz ama var olmaya devam edersiniz, her şey sonuçta bir gösteridir.
Ama ferdi sporda yenilmek hayatın sonudur.Bir kiloda Türkiye’de bir veya iki en iyi vardır.Sonuçta bir alt kategoriler müsabık olarak ringleri  terk etmeye mecburdur.Çünkü bu tür müsabaka sporları kişiye maddi bir kazanç sağlamaz  bu yüzden devamlılık için sebepler olmaz. Başarı yok ve kazanç yoksa devamlılıkta olmaz.
Güreş ve boksta yaşanan alt yapı çökmesinin en önemli nedeni buradadır.
Güreşe yıllardır çok büyük önem ve değer verildi.Çok paralar harcandı.Güreş ata sporumuz olarak Taekwondoya göre çok daha yaygın ve etkili bir spor dalıdır.Güreş Federasyonuna Taekwondoya göre korkunç paralar aktarılmaktadır.Onca zarara rağmen güreş ligi sürdürülmeye çalışılmaktadır.Ama güreş Federasyonun başkanı alt yapımız çöktü itirafını yapmaktadır.
Boks seyreden için teknik bir bilgi istemediğinden taekwondoya göre seyir zevki daha fazla olan bir spor dalıdır.. Seyirci kapasitesi olabilir.Ama Boks Federasyonu başkanı “Gençleri uzak doğu sporlarına kaptırıyoruz” diye sitem ediyor.
Bu sporlardaki büyük başarıların ardından bir anda alt yapı çöküşünün nedeni Bu sporların
     A-Ferdi müsabaka sporu olması
     B-Teknik ve kurallarının zorlaştırılarak herkesin yapabileceği biçimden uzaklaştırılması
     C-Başarıya gelen büyük ödüllerin sadece bir iki sporcu için geçerli olması
     D-Klüplerin belli sayıdaki sporcuları toplayarak bir iki ilde yığmasıdır.

 Buna benzer nedenlerle de Taekwondo salonları beklentilerin aksine zaman içinde  belli problemlerle karşılaşacakladır.
Türk Taekwondosu şu anda minderlerde söz ve etki sahibidir.Ancak Türkiye’nin şartları Ekonomik gücü, siyasal etkileri, lobi faaliyetleri ,eğitim seviyesi ve daha önemlisi Türkiyedeki Taekwondo salonlarının alt yapısı Dünya Taekwondosunda henüz yeni başlıyan bu yarışı 5-10  sene sonrasında taşıyacak kapasitede değildir.Taekwondo Federasyonu sporcu yetiştiren bir kurum değildir.Yetişmiş sporcuları organizasyonuyla uğraşır.Alt yapı desteğini spor salonlarından alır.
Ancak zaman içinde spor salonlarının -kendi hatalarından-  içine düştükleri sıkıntılar Federasyonu ciddi biçimde sıkıntıya sokacaktır.
Bu nedenle Taekwondo Federasyonu şimdiden kendisine bağlı spor salonlarını düzenlemeli, denetlemeli ,eğitmeli ve yönlendirmelidir.

Taekwondo Eğitimi veren spor salonlarına bir bakış
 Türkiye’de Taekwondo eğitimi verilen başlı başına üç merkez sayılabilir.
1-Spor il müdürlükleri bünyesindeki kurslar.
2-Resmi kurumlara veya klüpler bünyesindeki çalışmalar.
3-Özel spor salonları
Spor il müdürlükleri bünyesindeki kurslar
İl müdürlükleri bünyesinde açılan kurslar beklenilenin aksine verimsizdir.Buraya genelde yaz aylarında olan gelip geçici yığılmalar olmaktadır.Bu kurslara gelen öğrenciler ciddi taekwondo eğitimi alma amacından ziyade aileleri tarafından yaz aylarını değerlendirmek amacıyla yollanmaktadır.Kış döneminde ciddi bir öğrenci kaybı yaşanmakta süreklilik ve planlı çalışma olmadığından verimde alınamamaktadır.
Bu tür salonlarda antrenörler sporcunun eğitimi ve başarısı üzerinde ciddi biçimde durmamaktadırlar.Devlet sektöründeki , özel şirketlere nazaran var olan yavaşlık ,vurdum duymazlık ve kalitesizlik bir bakıma buralarda da hakimdir.Bu tür yerlerden çıkmış ciddi bir sporcu yoktur.Antrenörler için sporcunun sürekliliği ve devamlılığı pek önem taşımamakta, genelde var olan sallarım başımı alırım maaşımı prensibi hakim olmaktadır.
Klüpler bünyesindeki taekwondo branş çalışmaları
Türkiye Taekwondo konusundaki klüpleşme aslında tam gerçeği yansıtmamaktadır.Ciddi bir klüpleşme atağı yoktur. Aslında üzerinde titizlikle durulması gereken bir konudur.Çünkü Türk taekwondosu Dünya ve olipiyat şampiyonları çıkarmakta olan bir branş dalıdır ve klüpler için ilgi odağı olmalıdır.Türkiye’de isim yapmış ciddi klüplere (Fenerbahçe , Galatasaray, Beşiktaş) Taekwondo branşı yerleştirebilme şansı vardır.Çünkü taekwondo Futboldan sonra Türkiye’de en popüler spor haline gelmiştir..Bunu propaganda etkisinden faydalanmak isteyeceklerdir.
Ancak şu andaki klüpleşme sayı olarak var gibi olsa da hakiki manada temellerine oturmuş değildir.
Çoğu spor salonu ağır olan vergi yüküne girmemek için veya klüp görünmenin başka avantajlarından yararlanmak için resmi bir kuruluşa bağlı gibi görünen aslında özel spor salonlarıdır.
Misal olarak Beyşehir’deki spor salonu aslında özel bir spor salonudur.Nafiz Çakır Tarafından çalıştırılmaktadır.Çok zor şartlarda antrenörünün aç açık fedakarca çalışmalarıyla yürümekte verilen aidatlar çok komik rakamlarda kalmaktadır. Bu ağır ekonomik şartlarda vergi yükünün hafifletilmesi ve klüp gibi görünmesi için Beyşehir Belediye Spor Taekwondo Spor Klubü olarak hizmet vermektedir.Aslında Belediyeden ciddi manada bir destek yoktur ve özel spor salonlarının tüm sıkıntılarını çekmektedir.
Konya’da Karatay Belediyesi Taekwondo Spor Klübü   aslında belediyenin değil Osman Boyalı’nın çalıştırdığı Mevlana Spor Salonu adlı özel bir salondur.
Yani Türkiye’de çoğu Taekwondo klübü  kağıt üzerindedir.Yükü çeken özel spor salonlarıdır.
Türkiye’deki klüplerin çoğu bu konumdadır.
Sadece Büyük belediyelerin Belli miktarda yardım ve destekleri olmaktadır.
Büyük şehirlerde toplanmış ciddi klüpler vardır ve sporcularını tatmin etmektedir.Ancak bu klüplerde Türkiye’nin dört bir tarafındaki belli sporcuları toplayarak ve belli illeri devamlı öne çıkartarak Taekwondo ya fayda yanında zararda vermektedir.
Özel Spor salonları
Özel Spor salonları Türkiye’deki Taekwondo’nun gerçek  alt yapısını oluşturur. Devamlı ve istikrarlı çalışan ve taekwondoda söz sahibi sporcuların çıkış merkezleri buralarıdır.Ancak bu spor salonlarının mevcut sıkıntıları vardır.Aynı anda antrenörleri olduğu salonlarını çok büyük fedekarlık ve öz veri ile işletmektedirler.Bu tür spor salonu işletmeciliği yapıp ta belli bir gelir seviyesine ulaşmış kimse kolaylıkla gösterilemez.
Bu nedenle üzerinde durulması gerekli husus bu salonların nasıl daha verimli olarak işletileceği ve bu konuda kendilerine nasıl destek olunabileceği konusudur.
1-Taekwondo Eğitimi veren spor salonları Federasyon logosu ve ismi altında sadece taekwondo branşında çalışmalıdırlar
Özel spor salonlarının hayatiyetlerini sürdürebilmek için salonlarında değişik spor dallarının kurslarını aynı anda vermektedir.Bu spor salonunun ciddiyetini de düşürmektedir. Taekwondo, Kix-boks , Karete , Aikido ,sholin kung-fu , gibi tüm döğüş sporlarının isimlerini görebiliriz.Aslında salonda verilen ciddi manada eğitim sadece taekwondodur.Taekwondo bugün Türkiyede en organize olmuş ciddi bir federasyona sahip ve kitlelere hitap eden bir do sporudur.Bu nedenle artık disipline edilmesi ve tek başına isimlendirilmesi gereken spor salonlarına kavuşmalıdır.
Federasyondan antrenörlük lisansına sahip bir kişinin çalıştırması ve işletmesi gereken salon sadece taekwondo salonu olmalı ve Federasyonun amblem ve logosunu taşıması şart koşulmalıdır.Eczanede ekmek ve gazete satılmıyorsa ,taekwondo salonunda da kix-box yapılmamalıdır.Bu kalitenin ve ciddiyetin bir ifadesidir.
Çoğu ilde ve çoğu spor salonunda bu yanlış tavrı bizzat görüp müşahade ettim.Aslında ciddi manada sadece Taekwondo yapılan bu salonda neden diğer branşlara da yer verildiğini sorduğumda genel olarak aslında yanlış olan şu sonuç ortaya çıkıyor.
Taekwondo seri,zor ve yüksek tekmelere dayanan müsabaka sporu, belli yaşın üzerindekilerin yapmakta zorlandığı zor teknikler olduğundan self-defans özelliği pek yok. Diğer branşlar basit el teknikleriyle savunmayı esas aldığından  belli yaş guruplarını ve kesimlerini çekiyoruz demektedirler.
Bu tavrın doğru olmadığı taekwondonun da el teknikleri ve buna dayalı savunma sistemleri olduğunu söylediğimizde, aldığımız cevap genelde
50-100 öğrenciyle gereksiz yere uğraşmaktansa bir iki madalya getirecek kaliteli sporcuya ağırlık verme eğiliminde olduklarını ifade ediyorlar.20 yaş üzeri taekwondo çalışmak isteyen kişiler salonlarda taekwondo konusunda gerekli ilgiyi görmüyorlar.
Çünkü çalıştırıcılar taekwondo konusunda kişilere hayat ve yaşam bir şeyler vermek eğiliminde değil,verdiklerinin muhakkak madalya olarak kendisine dönmesi eğilimindeler.Bunu da 30-40 yaş arası taekwondo çalışmak isteyenler veremiyeceğinden bu yaş gurubuna ilgi az oluyor .Self-Defans öğrenmek isteyen veya sağlıklı bir vucut yapısın sahip olmak isteyen üst yaş gurupları da zor zannettikleri taekwondoya ilgi duymuyorlar.

Kısacası antrenörler taekwondoyu sadece müsabaka sporu olarak algılıyorlar.Taekwondo sonuçta bir aile sporu olma özelliğini kaybediyor.
Taekwondo yapılan bir salonda aerobik diye bir uygulamaya aklım ermiyor.Çünki taekwondo  poomseleri ve temel hareketleri iyi bir eğitmenin elinde ve müzik eşliğinde aerobik denilen sistemi çok aşan bir  yapıya dönüşür.
Taekwondo Federasyonu yeni bir düzenleme içine girerek tüm il ve ilçelerdeki taekwonda salonlarını denetlemeli sadece “Taekwondo merkezleri olarak” kendi amblemi veya logosuyla çalışılmasını sağlamalıdır.
Bu sistem zorlama ile gerçekleştirilmeyebilir.Spor salonlarının çalışma mevzuatına ters gelebilir.
Ancak özendirilerek ve teşvik edilerek gerçekleştirilebilir.
Nasıl olacak:
1-Federasyonun özel olarak dizayn ettiği belli ebatlarda federasyon logosunu taşıyan ve federasyon tarafından numara verilmiş tabelalar kullanılacak.
                                          
Bunun avantajı ne olacaktır. Bir anda Taekwondo spor salonlarına bir ciddiyet ve ağırlık gelecektir.Aileler ve şahıslar bu salonların ciddi bir kuruma bağlı olduğunu ve her an her şeyiyle denetlendiği izlenimine kavuşacaklardır.Bu amblemi ve logoyu taşıyan salonların temiz, tertipli, sıhhi ,ehliyetli ve dürüst kişiler tarafından yönetildiğinin güvencesi içinde olacaklardır.
Samimiyetle söyleyebilirim ki.Taekwondo Federasyonu bu şekilde bir çalışma içinde olsun  en azından denetlediğimiz onayladığımız ve yeterlilik gördüğümüz salonlara kendi logomuz ve amblemimiz altında çalışma izni vereceğiz ve kamuoyuna yönelik çalışmalarımızda bunlara yönlendirme yapacağız desin bir anda tüm Türkiye’deki salonlar temizlik ,sıhhilik, modernizasyon ve bakım yarışına gireceklerdir.
Çoğu özel do salonları taekwondo ya yönelecekler bu isim ve logo avantajından faydalanacaklardır.
Çünkü bir özel salona Ahmet’in Mehmet’in salonu olmak yerine Türkiye Taekwondo Federasyonunun bir şubesi görünümünü vermek çok büyük bir avantaj sağlayacaktır.
Bu biraz zor ama  illerdeki tüm diğer do branşlarının bir anda taekwondoya yönlemesini bile beraberinde getirecek bir kalite standartı uygulamasıdır.
Bu şuna benzer :Bazı beyaz eşya ürünleri diğer markalarla beraber her yerde hatta köy bakkallarında bile satılırken.Bayilik sistemi yokken kimi markalar var ki o ilde veya ilçede bayiliğini alabilmek için milyarlar ödersiniz.Ama astığınız tabela ve sattığınız tek çeşit marka size milyarlar kazandırır.
Kaliteli olan  her zaman için kendini benzerlerinden soyutlamalıdır.
Bu şekilde Taekwondo federasyonu kendine bağlı spor salonlarının ciddi bir dökümasyonunu yapacak bu salonlarla İl müdürlükleri vasıtasıyla temas kurma yerine kendisi güçlü bir iletişim ağı oluşturacaktır.Çünki spor il müdürlükleri vasıtasıyla ancak resmi yazışmalar yapılabilir
Bu şekilde:

2-Taekwondo salonları belirli standartlara kavuşmalıdır.
Taekwondo logosunu ve amblemini taşıyan ve Federasyonu temsil eden küçük bir birim olacak bu salonlar, belli standartlara kavuşmaya mecbur tutulmalıdır.

(Aslında özel spor salonları  Gençlik Spor bakanlığına bağlı ve spor il müdürlükleri tarafından denetlenen bir yapı arz eder.Bu görev Federasyonun sorumluluk sınırları içinde değildir.Ancak kademe kademe anlatılanlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde Taekwondo Salonlarına  hiçbir zorlama ve baskı olmayacak, salonlar teşvik ve özendirme ile belli standartlara kavuşmaya başlayacaklardır.)
A- Salonlar belli bir standartta olmalıdır..Kız ,erkek soyunma odaları ,duşları, kafeteryası, müdüriyeti ve iç dizaynı ile her zaman temsil ettiği kurumun değerini ifade edebilmelidir.
Ortam sadece erkek sporculara değil ,ailelere ve  seyircilere de hitap edecek bir yapıya kavuşturulmalıdır.
B-Temiz ve sıhhi olmalıdır.Gerekli havalandırması ve  bakımı sağlanmalıdır.
Spor salonları genelde işletilememe ve giderleri karşılayamama   korkusu ile genelde binaların bodrum katlarında sığınaklardan bozma alanlarda hizmet veriyor.Rutubetten ve nemden geçilmiyor.Çocuklarını ziyaret eden aileler için hiç iyi bir görüntü ve izlenim bırakmıyor.
C-Salonlarda Türk bayrağı ve Atatürk ve spor köşesi gibi salona ciddiyet ve resmilik verecek uygulamalar göze çarpmalı
D-Taekwondo Dojang kurallarına harfiyen uyulmalıdır.
            Bu konu basit gibi görünse de aslında üzerinde titizlikle durulması gereken bir konudur.Gelen aileler nizam intizam ve düzeni görüp bunun çocuklarının yaşamı üzerinde yapacağı olumlu etkiyi hissetmeli ve onu emin ellere teslim ettiğinin inancına varmalıdır.
E-Taekwondo salonlarındaki eğitim sadece temel teknikler ,tekmeler ve yumruklar değil teorik bilgiler üzerine de oturtulmalı antrenörler bu yönde ciddi bir eğitime tabi tutulmalıdır.
                              1-Öğrencilere taekwondonun pratiği değil Türk kültürüyle ve inancıyla uyumlu bir şekilde felsefesi, ahlaki yönü anlatılmalıdır.
                              2-Sporculara ilk yardım ve spor sağlığı konusu verilmelidir.(misal:Salonda hocaları yokken takla atan kafası üzerine düşen bir çocuk kalkamıyor şiddetli boyun ve omuz ağrısı çekiyorsa omurlarında bir zedelenme vardır ki bu sporcuyu sabitlemez apar topar hastaneye götürürseniz hayatı boyunca felcine sebep olursunuz.
veya düşen ve uyluk kemiğini kıran bir çocuğu taksiye atar hastaneye taşımaya kalkarsanız o kemik atar damarı parçalar ve kan kaybından çocuk ölebilir.Buna benzer onlarca pratik bilgiden sporcular maalesef yoksundur.Bu sağlık ve ilk yardım eğitiminin salonlarda verilmesini şart koşmaktadır.Antrenörlerin bu eğitimi verecek kaliteye ulaştırılmaları bir mecburiyettir.
Bu konuda Federasyon belli periyotlarla ileride açıklayacağımız şekilde salonlara yardımcı olmalıdır.
             3-Sporculara spor fizyolojisi, beslenme, anatomi, spor psikolojisi konusunda belli teorik bilgileri kazandırılmalıdır.Spor salonuna çocuğunu yollayan bir aile çocuğunun evde attığı tekmeleri değil bunlara benzer teorik bilgileriyle karşılaşıp hayran olmalıdır.
(Bu konuda İlerde açıklayacağımız şekilde Taekwondo Federasyonu Yayın Kuruluna büyük iş düşmektedir)
F-Bayramlarda ve gösterilerde Salonlar Taekwondo Federasyonu Bayrak ve flamasıyla gösterilere katılmalı ve topluma ne kadar mükemmel çalışıldığı imajını vermeliler.Taekwondonun Sportif ve kişi sağlığını ve ruhi ahlaki gelişimini öne çıkaran gösteriler yapmalılar.Bu gösteri şekilleri Federasyon tarafından en mükemmel şekilde dizayn edilerek  Salonlara verilmelidir.
G-Taekwondo Federasyonu Logosunu taşıyan hiçbir salon ve takımı kamuoyu önünde dişiyle tır çekme , duvarlara tırmanma, helikopter durdurma, kafasıyla kiremit kırma, üzerinde kılıç, kıvırma gibi halka saçma sapan ve itici gelecek uygulamalara girmemelidir.

  3-Çok Kuvvetli bölge ve il temsilcilikleri:
Taekwondoda bölge temsilcilikleri çok büyük önem ve değer ifade etmelidir.
1-Türkiye yakın birbirine yakın illeri içine alacak şekilde belli bölgelere ayrılmalıdır.Bu bölgelerin başına ciddi,taekwonoyu bilen ve belli kariyere ulaşmış,çalışkan şahsiyetler getirilmelidir.
Bu temsilciler,ilk temsilcileri ile irtibat halinde olmalı ve bölgeleri ile ilgili tüm detayları çok iyi bilmelidirler.

Yani salon temsilcisi, il temsilcisi, bölge sorumlusu ve federasyon teknik heyeti şekline kuvvetli bir zincir teşkil edilmeli salon ve sporcu takipleri devamlılık arzetmelidir.
2-Taekwondoa sporcunun başarıya ulaşması için en önemli faktör porcunun (dojanga) salona devallılığıdır.Büyük başarılara ulaşan sporcular, yetenek ve kaabiliyetinde dışında spora sürekliliği ilke edinmiş sporculardır.Sporcunun devamllılığı salondan başlayıp ,il temsilcisi ,bölge temsilcisi ve teknik komiteye kadar bilgi dahilinde olmalıdır.Bunun için çok kuvvetli bir bilgisayar ağı şarttır.
Bir sporcu
-kaç yaşında taekwonoya başlamış
-Hangi resmi ve özel turnuvalara katılmış
-Hangi dereceleri elde etmiş
-Hangi sakatlıkları geçiriği
-sosyal yaşantısı,gençlik sapmaları( Sigara,içki,kadın düşkünlüğü, gece yaşantısı),
-Ailesinin spor yaşantısına olan ilgisi ve desteği vs.
en ufak dataylar dahi araştırılarak, faderasyonun tespit edeceği stanartlara uyan sporcular özel tespit edilmeli ve seçilmelidir.
Bölge temsilcileri il temsilcileri ile kontak halindde olarak bölgesindeki kaliteli ve devamlılık arzeden sporcuları tespit ederek teknik komiteye bildirmeli bu sporcular özel korunmalıdır.
" Spora devamlılık şarttır.Bir müsabakada ilk 1 veya 2, derceyi yapmış sporcuların başarılı sporcu kabul edilmesi ve milli kamp şansının bunlara verilmesi kadar alt yapıyı öldüren başka bir uygulama olamaz.Ben çok genç sporcu biliyorum ki, Uluslar arası müsabakalarda 2. veya 3. olmuş.Bu sayede spor akademisine girmiş,ancak bir daha salon ve antreman yüzü görmemiştir.Gençlik sapmaları bunların spor yaşantılarını, üstelik spor akademisine gitmelerine rağmen bitirmiştir."
Taelwono ferdi spor dalı olduğundan her4 kiloda en iyi olan ilk iki diğer sporcuların milli olma ve ilerleme şansına kilt vurur.Bilhassa gençler seviyesinde ilk iki sporcunun kampa alınması ,bunlar ayarındaki en az 10 sporcunun derece yapamadı diye göz ardı edilmesi bu dönem genç sporcular için en büyük handikaptır.
Çünki ilk iki milli kampa çağırıldığından ve milli maça götürüldüğünen ,bir dahaki yıla diğer sporculara çok az sayı farkıylada olsa milli olmanın verdiğ motivasyon ve tecrübe gereği, bazen hakem, bazen tecrübeli diye ve bazen teknik heyet kayırması sonucu üstünlük sağlamaktadırlar. Genç sporculuk dönemide son derece dar bir dönem olduğundan sporcunun başına ünüversite ve spor yaşantısı veya askerlik tercihlerinden biri çıkmaktadır.
  Sporcu çok çalışmalı günde en az 4-5 saat antrenman yapmalıdırki milli kamplarda büyüyen bir sporcu ile baş edebilsin ve onun lehine oluşan hakem ve teknik heyet lobisini aşabilsin.Bu onun ünüversiteden fedarkarlığını gerektirir.Güne 4 saat antrenman yapan bir sporcu asla ciddi bir ünüversiteyi kazanamaz
Dünya ve olimpiyat şampiyonu olupta,Doktor, mühenis,diş hekimi olan bir sporcu yoktur.Çoğu spor akademisine zar zor girebilmekte boynundaki madalyalarına rağmen pek çoğuda işşiz dolaşmaktadır.Bunun sebebi ferdi sporlarda başarı için o spora yöneltilmesi gereken uğraşın,başka uğraşlara engel olmasındandır.
Şimdi çok çalışan ama her yıl şanşsızlıkla bereberlikten hakem tercihiylede olsa yenilen ,ama bölgesinin hakikaten gelecek vadeden bir sporcusu ne yapacaktır.Ya spor yaşantısını kısacaktır,taekwondoya devamlılığı terkedecektir ve ünüversite imtahanlarına çalışmaya başlayacaktır.Zaten kazanamazsada askerlik ve hayat mücaelesi kendisini bir anda taekwondo caimasının dışına itecektir.
Federasyondan ve teknik heyetten beklediği ilgiyi bulamıyan bir genç çok başarılı ve devamlı bir sporcu olsada sonuçta taekwonodan uzaklaşmak zoruna kalacaktır.Salonlardaki minik sporcu fazlalılığı varken gençler seviyesindeki sporcu yokluğunun en önemli sebebi bu tercihtir.
Bu nedenle bölgelerinin kaliteli ve devamlılık arzeden sporcularının özel tespiti ve bunların Feerasyon tarafınan motivasyon kamplarına değerlendirilmeleri şarttır.İlk iki milli maça götürülse bile aynı kiloda 20-25 sporcunun motivasyon kamplarına çağırılması ve seneye milli sporcuların karşışına aynı şartlarda çıkartılması gerekir.
Bunu için müsabaka derecelerini dikkate almadan,il ve bölge temsilcilerinin onayından geçmiş sporcuların milli kamplara çağırılıp eğitimi ve bu yolla mükafatlandırılması şarttır.
Teknik komite bu konuda yetersizdir.Sporcu takibi yapılamamaktadır.İlk iki arasında seçme yapmak en masrafsız,İtirazları önliyen en kolay yöntemdir.Ancak ilerisi için bu yol taekwondonun çöküşünü doğuracaktır.
-Her il temsilciliği muhakkak surette ilinde heryıl açık bir turnuva düzenlemelidir.Bu turnuvaları bölge temsilcileri denetlelemeli ve bu turnuvalarda başarılı ve gelecek vaat eden sporcuları tespit ederek ,merzez teknik komiteye rapor etmelidir.Her yıl bölgesinin bu başarılı sporcuları,genel veya bölgesel kamplarda değerlendirilmelidir.
Kısacası bir sporcu çok,çalışırsa.devamlılık arzederse, takwondonun ilkelerine uygun bir yaşantı üzerinde durursa salon antrenörü ,il temsilciliği ve bölge temsilciliği vasıtasıyla Fererasyon tarafından değerlendirileceğini ve milli kamplara(Motivasyon ve hazırlık kampları) çağırılacağının bilinci ve ümidinde   olmalıdır.
Bu tıpkı Futbol klüplerinin Anadolu'yu gezip sporcu seçmesine benziyen ama daha detaylı ve planlı olan bir çalışmadır.
-Bölge temsilcilikleri birbiriyle devamlı irtibat halinde olmalı bölgelerindeki yapılan özel yaz dönemi turnuvaları( Fuar kupaları, Cumhuriyet kupaları, 23 nisan,19 mayıs kupaları gibi) daha önceden birbiriyle çakıştırılmadan belli bir döneme yayılmalıdır.Bu takvim Federasyonun faaliyet programında olduğu gibi ciddi bir takvime bağlanmalıdır.Bu açık turnuvalara gerekirse isteyen her il masrafları kendine ait olmak şartı ile katılabilmelidir.Bu geniş müsabaka takvimi sporcuları her yönden motive eder.Gerekirse her ay bir maç yapma imkanına sahip olan sporcu hem salona devamlılık gösterir hemde daha istekli ve hırslı çalışır.Her yılı sadece bir tane maç yaparak kapayan ve bir sonraki yılı beklemek zorunda kalan bir minik ve yıldız sporcunun salona davamlılığınını keseceği mutlaktır.Sporcuyu müsabaka motive eder.Müsabaka olmazsa çalışmalarda monotonlaşır ve durağan hale gelir.
-Bölge temsilcileri her yıl müsabakalar nedeniyle bir araya gelindiğinde,bölgedeki salon antrenörleri, yöneticileri, Öğrenci velilerinide kapsıyan bir toplantı düzenliyerek bölgenin en ufak sorunu ve iç çatışmalarını dahi tespit etmeli ve bunu federasyona bildirerek çözüm yollarına kavuşturmalıdır.
Hemen hemen her il hakkında ve bilhassa kendi bölgem hakkında belli bilgiler ediniyorun.İl temsilcilikleri,  antrenörler ,salonlar arasında korkunç bir iç çekişme, birbirinin kuyusunu kazma,destek yerine engel olma gibi spor ahlakını yok eden korkunç iç çatışmnalar yaşanıyor. Bu toplantı ve sempozyum azlığından ve meselelerin açık ortamlarda tartışılmamasından doğan tabi bir çöküntüdür ve her bölgede genellikle vardır.
     Bu toplantılardan gelecek öneriler eşliğinde Taekwondo federayonuda her yıl "taekwondonun sorunları ve gelişim yolları" ile ilgili geniş bir sempozyum düzenlemeli ve tüm tartışmaları açık ortamlarda yapmalıdır.Bu toplantılar teknik heyet ve antrenörler kadar ,sporcu velilerinede açık olmalıdır.
    Bugünlerde Federasyon hakkındaki olur olmaz şikayetlerin, karşılıklı suçlamaların temelinde bu yıllık istişarelerin yapılmaması,herşeyin herkesin önünde açık ve net olarak söylenmemesinin etkisi çoktur.
-Bölge ve il temsilcileri çok kuvvetli şahsiyetlerden oluşmalıdır.Sosyal çevreleri ve ilişkileri kuvvetli olmalı şehrin söz sahibi ileri gelenleri  veetkili çevreleri ile dostluklar oluşturmalıdır.İlde kuvvetli bir idare ve yönetim kurulu oluşturulmalı kariyer sahibi insanlar değerlendirilmelidir.Belediyeler, şirketler ,klüpler, derneklerle özel ilişki ve temaslar geliştirilmelidir.Bu şekilde her salona özel sponsorlar bulunması yoluna gidilmelidir.
  
   Federasyonun lisanslı eğitmenlerine bu şekilde kuruluşlarla irtibata geçerek çok mükemmel şekilde sahip çıkılabilir.Önemli olan aktif, dinamik ve bu işi bir sevgi haline getirmiş gurupların teşekkülüdür.